Manşetlere Göz Atın:

İşte oldukça yöresel bir tarif ve bilgi :D Anadoluda hala uygulanan bir gelenekten bahsedip bir de bu gelenekle ilgili kolay bir tarif vereceğim :) Aslında benim bu tarifi yapmam için hiç bir sebep yoktu.. Tamamen nefsimin kurbanıyım :D Ne yapayım buğday zamanı gelince bulgurluk kaynatılan buğdaydan yemezsem rahat edemem :D Komşuda pişer bana da düşer ;) Komşularımın çoğu bu sevdamı çok iyi bildikleri içinsağolsunlar hemen tabakla buğday yollarlar… İki gün önce de amcamın hanımı yani yengem kaynatmış hemen yolladı sağolsun.. Ben de aklıma düştü hedik yapayım dedim… Diş çıkaran çocuklar için yapılır. Ben de yirmilik dişimin gecikmiş diş hediği partisini yaptım :P Bahane mi yok bizde ;) ;) ;) İşte tarifimiz… Tariften sonra da kısaca diş hediğiyle ilgili bilgi vereyim dedim.. Bilgi ve ilginize ;)
Malzemeler:
yarım kilo kaynatmalık taze buğday
3 su bardağı haşlanmış nohut
3 su bardağı mısır ( konserve de olabilir)
Hazırlanışı: Buğdayı yıkayıp düdüklü tencereye koyalım üzerini dört parmak geçecek kadar su ilave edip kaynamaya bırakalım. Yaklaşık 45 saat orta ateşte haşlayalım. Hafif yumuşayınca mısırı da ilave edip tekrar kaynamaya bırakalım. Mısır konserve olursa eğer yaklaşık 30 dakika kaynadıktan sonra nohutları da ilave edelim. Nohutlarla birlikte 15 dakika daha kaynatıp ocaktan alalım. Biraz dinlendirip suyunu süzüp isteğe göre üzerine tuz ikave edip servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun.
M.T.’nin Dokunuşu: Servis yaparken dilerseniz hafif pul biber, nane, kimyon serpebilirsiniz. Bir Kilis geleneği olan bu merasimin hikayesi ;)
Hedik: Buğday tanelerinin nohut ile birlikte haşlanması ve süzülmesi ile hazırlanan bir yemektir.
Hedik dökme töreni çocuğun ilk dişleri çıkmaya başladığı zaman yapılan bir törendir. Bu tören çocuğun  akrabaları ve komşu kadınların toplanmasıyla yapılır. Çocuk giydirilip süslenir,genç kızlar oyunlar oynarlar,şarkı söyleyip eğlenirler. Hedik hazırlandıktan sonra çocuk salonun ortasında, yerden hafif yüksek tabureye oturtulur ve etrafına bir örtü yayılır. Bu örtünün üzerine çeşitli eşyalar dizilir.(Tarak,saat, makas,para ,altın,kalem,vs.) Hedik dökme esnasında çocuk hangi eşyayı eline alırsa ilerde onunla ilgili bir mesleği seçeceğine inanılır. Hedik dökülmeden önce çocuğun başının ortasına hedik birikmesini sağlayacak kadar,tepe kısmı çukurlaştırılan bir küllah takılırdı. Hedikler,dökülmeye başlayınca,etraftakiler örtüye yayılan hedikleri kaparak yerlerdi.Bu arda dişleri güzel olan genç kızlardan biri çocuğun başındaki küllahı ağzı ile kaparak dışarı kaçar, herkes onun peşinden bağırarak koşturur ve ağzından küllahı alınır.
Küllahın üzerinde biriken hedikler veya yedi tane hedik parçası bir ipe dizilerek çocuğun boynuna takılır.Tören, hazırlanan çerezlerin  hedikle yenilmesiyle devam eder. Bu arada eğlencelerde devam eder. Çocuğun hedik törenine gelenler çeşitli hediyeler verirler ve tören sona erer.
Haşlanmış buğdayın ve nohudun arasına karıştırılan çerez, ilk dişini çıkarmış bebeğin üzerindeki -çocuklarla genç kızların tuttuğu- beyaz çarşafa dökülür. Bebek önüne serpiştirilmiş ve her biri ayrı bir mesleği sembolize eden eşyalarla oynar. Sonuçta da tuttuğu objenin temsil ettiği işi meslek edineceğine dair bir inanç vardır. (Makas tutmuşsa terzi veya cerrah, altınsa kuyumcu, kitapsa öğretmen vb.)
Diş hediğinin bir bölümü kuşlara, kalanı da güne katılan-katılmayan eş dost ve komşulara dağıtılır.
Diş hediği ne kadar çok dağıtılır ve yenirse bebeğin o kadar sağlıklı ve güzel dişlere ağrı çekmeden sahip olacağına inanılır.
 “HEDİK” Buğdayın bir tencereye konarak suda şişinceye kadar kaynatılarak haşlanmasıdır.Bunun içerisinde üzüm, kişmiş,çedene gibi meyveler karıştırılarak yenir. 
Çocuğun ilk dişlerinin çıkmaya başladığı fark edildiği gün diş hediği yapılır. O akşam eş dost, hısım akraba toplanır diş hediği yerler.
Diş hediği yenmeden önce çocuk bir seccade üzerine oturtulur, önüne Kuran-ı Kerim, Ayna ,Makas,Çekiç,Defter,Kalem gibi eşyalar konulur. Çocuğun başından bir tabak hedik dökülür ve çocuğun önüne konan eşyalardan birini alması beklenir.Çocuk Kuran´a el uzatırsa Hafız veya Hoca, Ayna´a el uzatırsa Berber, Makasa el uzatırsa terzi, Çekice el uzatırsa demirci veya duvar ustası, Kalem ve defteri alırsa kalem efendisi, masa başı görevlisi olurmuş.
Türk  geleneklerinde çocuğun ilk dişi çıktığında yapılan törendir. Bazı yörelerde diş hediği de denir. Törende çocuk yere serilen bir örtü üzerine oturtulur. Toz ve şekerle karıştırılmış buğday başından aşağı serpilir. Önüne makas, Kur’an ve altın konur. Çocuk bu üç nesneden birini seçer. Kur’anı alırsa okuyacaktır, makası alırsa ev hanımı olacaktır (kız çocuklarda), parayı alırsa zengin olacaktır. Misafirlere buğday ikram edilir. Bu tören Midilli Rumlarında da kutlanır.
Malûm hepimizin, bütün Kilis’lilerin başından geçen bir olaydır bu diş hediği meselesi. Bu konu geçenlerde aklıma geldi ve kısa bir araştırmadan sonra elde ettiğim folklorik bilgileri sizlerle paylaşmak istedim.
Diş hediği diye bilinen bir nevi kutlama mahiyetindeki olayın amacı çocuğun dişlerinin sağlam olması ve diş çıkarma dönemin kolay geçmesidir. Bu amaçla ailenin ileri gelen kadınları başta olmak üzere eş dost ve yakın akrabalar davet edilir.
Öncelikle iri taneli hediklik buğday kaynatılır. Burada amaç çocuğun dişlerinin buğday tanelerinin kaynaması sırasındaki hareketi gibi kaynayarak hızlıca çıkmasıdır. Diş hediği merasimine Kur’an-ı Kerim ve dualar ile başlanır. Sonra süslü püslü elbiseler giydirilen, dişleri yeni çıkan çocuk genişçe bir sini veya kalbur içine oturtulur. Çocuğun önüne Kur’an, tespih, makas, tarak, ayna, bütün ve bozuk para, bir diş sarımsak, ekmek, nazar için üzerlik otu vs. konur.
Çocuğun bunlardan birini eline almasına göre ilerde çocuğun nasıl bir insan olacağı konusunda yorum yapılır; Kur’an ve tespih; ilmi, okumayı, devlet adamı olmayı veya din adamı olmayı
Makas ve tarak, meslek erbabı olmayı
Ayna, süse meraklı olmayı
Para, ticareti ve zenginliği
Ekmek; ailesi için bereketli olacağı, hayatı boyunca bolluk içinde yaşayacağı gibi manalar taşır.
Daha sonra tam ezan okunurken besmele ve dualar ile çocuğun başına hedik dökülür. Sonra bu hediklerden çocuğun başında kalanları dişleri sağlam biri ağzı ile alır.
Çocuğun başından alınan hediklerden yedi adedi bir ipe dizilerek çocuk erkekse boynuna, kızsa saçlarına takılır. Burada ise amaç çocuğun dişlerinin düzgün ve sıralı olmasıdır. Çocuğun başından alınan bu hedikler daha sonra açık bir yere kuşların yemesi için bırakılır ki, ileride çocuk büyünce tabiata faydalı biri olsun.
İlerleyen saatlerde gelen misafirler çocuk için yanlarında getirdikleri çeşitli hediyeleri sunarlar. Burada şunu belirtelim çocuğun dişini ilk gören kimse çocuk için büyük bir hediye almak zorundadır.
Daha sonra ise Kilis’in zengin mutfağından hazırlanan kıymalı köfte,(içli köfte) lebeniye, ekşili yahni, fırın yapması gibi yemekler misafirlere ikram edilir. Yemek faslından sonra kaynatılan hedik rezene, tarçın, toz şeker, kenevir şekeri ile süslenerek gelen misafirlere ikram edilir.
Evdeki misafirlerden sonra artan hedik aynı şekilde süslenerek konu komşuya dağıtılır. Bu ikramı alanlar ise hedik getirilen tabağı yıkamadan yine çocuk için tabak içine hediye koyarak öylece verirler. Öyle inanılır ki tabak yıkanırsa çocuğun dişleri çürük olurmuş. Evdeki misafirler giderken zılgıt çalarak ve dua ederek kalkarlar. Böylelikle diş hediği merasimi tamamlanmış olur.
Diş hediğinin yapılması noktasında şöyle bir inanış vardır. Eğer ebeveynleri çocuk için diş hediği yapmazlarsa çocuğun dişleri çok zor çıkarmış ve çocuk kendi lisanı ile şöyle söylenirmiş:
‘Annem kundağımı sataydı bana diş hediği yapaydı da dişlerim böyle zor çıkmayaydı’.
‘Eğer annem bana diş hediği yapmazsa,kefenimi başucumda hazır tutsun’.
Süryanilerde Diş hediği: Haşlanmış buğdayın ve nohutun arasına karıştırılan şeker, ilk dişini çıkarmış bebeğin üzerindeki -çocuklarla genç kızların tuttuğu- beyaz çarşafa dökülür. Bebek önüne serpiştirilmiş ve her biri ayrı bir mesleği sembolize eden eşyalarla oynar. Sonuçta da tuttuğu objenin temsil ettiği işi meslek edineceğine dair bir inanç vardır. (Makas tutmuşsa terzi veya cerrah, altınsa kuyumcu, kitapsa öğretmen vb.) Diş hediğinin bir bölümü kuşlara, kalanı da güne katılan-katılmayan eş dost ve komşulara dağıtılır. Diş hediği ne kadar çok dağıtılır ve yenirse bebeğin o kadar sağlıklı ve güzel dişlere ağrı çekmeden sahip olacağına inanılır.
Küçük çocuğun ilk dişinin çıktığını gören veya farkına Varan kişi çocuğa bir hediye almak zorundadır.Çocuğun dişi çıktıktan sonra, ailesi, buğdayı suda, içine nohut, bazen de fasulye karıştırılarak pişirilen geleneksel yemeğe “hedik”  denir.Hedik komşulara birer tabak dağıtılır. Evine Diş Hediği gelen komşular, hediği getirene, çocuğa verilmek üzere bahşiş veya küçük hediye verirler.Dünyaya gelen çocuğun ailesi güçlükle çocuk sahibi olmuşsa veya daha önce doğan çocukları yaşamamışsa; doğum olayı daha bir sevinçle olur.Doğumdan sonra Şirincelik” denen çerez veya tatlı türü yiyecek dağıtılır, çocuğun saçı yedi yaşına kadar kesilmez.Doğan çocuk erkek ise, yedi yaşına geldiğinde berbere götürülür ve saçı kestirilir. Bu saç ağırlığınca para fakir çocuklara dağıtılır. Kesilen saç saklanır ve oğlan evlenirken hazırlanan yastığın içine konur.

Bu tariflere de bak derim ;)



  1. busra Salı 29, 2010

    bizde de mısır katmazlar:)5li çaylarda yaparız :) sos falan yaparız çok güzel oluyor :)

  2. mutfak teyze Salı 29, 2010

    Mısır tamamen benim zevkim :D :D ne yapayım böyle daha lezzetli geldi bana ;)

  3. busra Salı 29, 2010

    hımm denerim:)